Sosyal Bilimler programının ikinci yılında öğrencilerin birikim ve eğilimleri dikkate alınarak çeşitli başlıklarda araştırma grupları oluşturulmaktadır. Bu grupların hedefi belirlenen alanda derinleşmek ve üretime yönelmektir.

 

 

 
Marksizmin bir sistem-öğreti olarak şekillenmesinde başat ve belirleyici rol oynayan kavramlar üzerinde durulmaktadır. Bu kavramlar, çözümleme (bütünlük, süreç, değişme, belirleme-belirlenme, vb.); toplumsal formasyon tanımlaması (yapı, üstyapı, üretim tarzı, üretim ilişkileri, sınıflar, sivil toplum vb.); siyaset-sınıf mücadeleleri (proletarya diktatörlüğü, Devlet, Bonapartizm, egemen sınıf, siyasal devrim-toplumsal devrim, vb.) olmak üzere üç alandan seçilmektedir. Bunlarla ilgili daha sonraki yorumlar, yakıştırmalar ve benzeştirmeler de eleştirel bir açıdan ele alınacaktır. 

 

 

Osmanlı tarihinin kaynakları ve sorunlar; Bizans ve Selçuklu mirası; üretimin kentlerde örgütlenmesi ve lonca düzeni; yerel ve uzun mesafeli ticaret; tarım ekonomisi ve toprak mülkiyetinin yarattığı sorunlar; tarımsal vergilerin niteliği ve zaman içinde değişmesi; Fiyat Devrimi’nin tarımsal yapı üzerindeki etkileri; serbest ticaret emperyalizminin tarım, ticaret, ulaştırma ve sınai üretim üzerindeki etkileri başlıkları çerçevesinde, Türkiye iktisadının tarihi incelenmektedir.

 

 
Amaç metodoloji tartışmalarını epistemolojik olarak yapmak ve bunun metodolojisini örneklemek olacak. Öğrenciler, bir sosyal bilim çalışmasını örgütleyebilecek ve yaşama sordukları soruları, metodolojik olarak sınayabilecek hale geleceklerdir. Derste pozitivizm ve ardılları; yapısalcılık ve ardılları; postmodernizm ve hazırlayıcı koşulları gözden geçirilecek, yeni metodoloji sorunsalı ise, “yeni nitel çalışmalar” başlığıyla örneklendirilecek. Çalışma üç başlıkta özetlenebilir: (1) Yeni epistemoloji: Pozitivist ve Postmodern epistemoloji dışında ne var? Sosyal bilimsel bir çalışmanın dinamikleri nelerdir? (2) Yeni alanlar, yeni tartışmalar nelerdir? Adları ve genel eğilimleri; nicel-nitel dikotomisi nasıl aşılabilir? (3) Bize düşen sorumluluk nedir ve nasıl değerlendirmeliyiz?

Bu derste Osmanlı modernleşme döneminden başlamak üzere Türkiye siyasi tarihinin 1990’lara kadar izlediği seyir, belli başlı dönüşüm dönemlerine yoğunlaşılarak ele alınacaktır. Siyasi tarih incelenirken sosyo-ekonomik koşulların ve siyasi düşüncenin analizine de başvurulacak, Türkiye’nin dönüşüm dönemleri dünya siyasetinde meydana gelen değişimlerle ilişkili olarak incelenecektir. Dersin amacı Türkiye’nin siyasi tarihinin temel dinamiklerinin anlaşılması olduğu kadar, bugün de siyaset sahnesini belirleyen siyasi hareketlerin evrimini ortaya koymaktır.

 
Bu derste, günümüz dünyasını oluşturan ekonomik süreçler tarihsel perspektif içinde gözden geçirilmekte; feodalizm, kapitalizme geçiş, merkantilizm, kapitalizmin gelişmesi ve Sanayi Devrimi ile emperyalizm dönemleri iktisadi açıdan ayrıntılı biçimde incelemeye tabi tutulmaktadır.

 
Marksist siyasal iktisat Marx’ın Kapital’i merkeze konarak incelenmektedir. Kapital’in üç ciltlik seyrinin izleneceği derste, yabancılaşma, işçi sınıfının değişmesi, bunalımlar, eksik tüketim tezleri, “küreselleşme” kavramı gibi tarihsel ve güncel kimi tartışmalar da ele alınmaktadır.
 

 
19 ve 20. yüzyıllardaki gelişmelere odaklanarak liberalizm, muhafazakârlık ve sosyalizmin kökenleri, temel tezleri, eleştirileri, toplum modelleri, birbirleri ile ilgili tartışma başlıkları, teorik ve pratik açmazları ve gelişme yönleri üzerinde durulmakta; akımlar en önemli teorisyenlerinin eserleri üzerinden ve siyasetten devlete, sivil toplumdan ekonominin işleyişine, aileden kadının özgürleşmesine kadar geniş bir alandaki yaklaşımları çerçevesinde ele alınmaktadır.

 
Dersle ilgili ayrıntılı bilgi ve kaynaklara buradan ulaşabilirsiniz.
 
 

 
Bilim tarihinin toplumların sosyo-ekonomik tarihiyle olan diyalektik ilişkisi örneklerden yola çıkarak irdelenmektedir. Öncelikle bir “bilim” tanımı verilmekte, ilk uygarlıklarda (Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint), Antik Ege’de, Ortaçağ Doğu ve kapitalist Batı uygarlığında, sosyalizm deneylerinde bilim etkinliği, bu dönemler arasındaki süreklilik ve kopuşlar dikkate alınarak çalışılmaktadır. Avrupa-merkezci tarih anlayışı, bilim tarihi bağlamında tartışılmakta ve günümüzün eleştirisinden yola çıkılarak “geleceğin bilimi”nin ipuçları konusunda fikir yürütülmektedir. 

 

 

Derste, kapitalizmin gelişim dinamikleri ve krizleri çerçevesinde iş ve işin yaşamının dönüşümü ve bunun toplumsal ve bireysel akıl süreçlerine ve yaşam tarzlarına etkileri ele alınacaktır. Tartışma başlıkları şöyle sıralanabilir: Sanayileşme ve Fabrika Olgusunun Doğuşu, Emeğin Standardizasyonu ve İşbölümü, Montaj Hattı ve Kâr, Emek Süreçleri Tartışmaları, 1929 Krizi, Soğuk Savaş, Refah Devleti ve Uluslararası Keynesyen Sistem, Uluslararsı Keynesyen Sistemin Sonu, Küresel Üretim, Küresel Yönetim, Devlette Dönüşüm, İşbölümünün ve Uzmanlaşmanın Sonu Mu?

 

 

Konu, duyu düşünce ve konuşma organlarımızın evriminden,insan düşünüşünün gelişmesini biçimlendirici gizil güçlerinden başlatılacak.Yalın (ilkel) topluluklardan karmaşık (uygar) toplumların çağımızdaki biçimi endüstri toplumuna dek yaşayış(üretim) ve düşünüş biçimleri etkileşimleri izlenecek. Bu yolda sihirsel, dinsel, bilimsel düşünüş evreleri, tarihsel örnekleri üzerinden özetlenerekeleştirel bir yaklaşımla incelenecek. İnsanın ilk maddesel aracını yontarken onun kafasında biçimlendirdiği karşılığı olarak yarattığı simgesel araçlarının, insan-doğa ve insan-insan ilişkilerinin karmaşıklaşmasına koşut gelişmesinin düzenek, süreç ve işlevlerine bakılacak. Programda din, bilim,felsefe (ve onun bir altbaşlığı olarak ‘Marksist düşünce’) tarihleriyle ilgili özel derslerin bulunuşu da göz önüne alınarak, bu konularda, onların yalnızca insanlık tarihine giriş koşullarına değinilip, gelişmelerine girilmeyecek. Siyasal düşüncelere ancak düşünce tarihinin bir evresini yansıtan örnek oluşturduklarında değinilecek.

 

 
20. yüzyıla büyük ölçüde damga vuran sosyalizme geçiş deneyimlerine odaklanılan bu ders, 1917 Ekim devriminden 1991’de sosyalizmin çözülüşüne kadarki dönemi kapsamaktadır. 1917 devrimine “giriş” olarak Avrupa Marksizmi ve sosyal-demokrat hareket ile Rus toplumsal düşünce ve mücadele geçmişi (batıcı-slavcı tartışması, narodnik hareket, legal Marksizm, menşevizm) ele alınmakta, çalışma sosyalizmin kuruluşu, sanayileşme, dünya savaşı, sosyalizmin bir ülkeler topluluğu haline gelmesi, dönemin dünya devrim süreci ve çözülüş sürecinin tartışılması ile sürmektedir. Sovyet sanatı, planlama-piyasa tartışmaları, Maoizm, Küba deneyimi gibi başlıklar konuk katkıcılarla birlikte ele alınmaktadır.
 

 

Sosyal Bilimlerde Yöntem, Marksizmin Temel Kavramları gibi zorunlu ve Türkiye'nin ekonomik ve  siyasal tarihiyle ilgili seçmeli derslerin oluşturacağı altyapının üzerinde şekillenecek olan bu ders, Osmanlı dönemindeki doğuşundan günümüze kadar Türkiye işçi sınıfını resmetmeyi amaçlıyor. Ders, bir taraftan sınıf tanımına ilişkin teorik tartışmalara uzanacak, diğer taraftan işçi sınıfının tarihsel gelişiminin periyodizasyonunu sunmaya çalışacak, son olarak da, bağlantılı olduğu ölçüde ülkemizde sol harekete değinecektir. İşçi sınıfının gelişiminde süreklilik ve kesiklikler; ekonomik, siyasal, ideolojik, kültürel boyutlar arasında denk veya eşitsiz ilişkiler; işçi sınıfının Türkiye'ye özgü yanları ve evrensel nitelikleri; sektörel, bölgesel, etnik özelliklerin önemi gibi konular tartışılacaktır.

 

 
Emperyalizm teorisinin Marx, Hilferding ve Lenin'in katkılarıyla oluşturulmuş kavramsal derinliğinin bugün yeniden üretimine ihtiyaç var. Bu nedenle, Marx'ın sermayenin organik bileşimi, para, faiz, aşırı sermaye, sermayenin metalaşması, tekelleşme kavramları temel alınarak, Hilferding ve Lenin'in mali sermaye/sermaye ihracı tahlilleri üzerinde durulacaktır. Luxemburg, Kautsky gibi marksistlerin tartışmaları ile günümüzün küreselleşme, neoliberalizm, "imparatorluk", kriz tartışmaları ele alınmaktadır.

 
Türkiye’deki toplumsal sınıflar maddi konumlarıyla tanımlandıktan sonra, bu sınıfların temel ideolojik yönelimleri-tercihleri sınıf ideolojileri, egemen ideoloji, resmi ideoloji ve “sistemleşmemiş ideolojik motifler” olmak üzere ideoloji kategorileriyle olan yakınlıkları açısından değerlendiriliyor. Derste, ideolojik yönelimlerin irdelenmesinde sınıf kültürü, egemen kültür, kitle kültürü gibi kavramlara da atıfta bulunulmakta, bunların ideolojik oluşumlarla ilişkilenmesine de yer verilmektedir.   

 

 
Marx sonrası marksist akımların inceleneceği dersin genel çerçevesini, ortaya çıkış dinamikleri, kurucu önermeleri ve çağdaş boyutlarıyla “Batı marksizmi” belirliyor. Ancak bu akımlar ve geliştirdikleri marksizm yorumları genel tarihsel bağlamdan yalıtık bir şekilde ortaya çıkmamış, aksine, her zaman dönemlerinin diğer düşünür ve akımlarıyla doğrudan diyalog içinde olmuşlardır. Bu nedenle derste “Batı marksizmi” çerçevesinde incelenen akımlarla sınırlı kalınmayacak, Sovyetler Birliği’nde ve Batı Avrupa’da düşünce tarihi alanında yaşanan gelişmeler de tahlil edilecektir. Bu derste, sözkonusu düşünür ve akımların sağ/sol yöneliş, ortodoksluk/revizyonizm, reformizm/devrimcilik gibi basitleştirici kategorizasyonlarla sınırlı kalınmadan, tüm karmaşıklıkları içinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Ders, Marx sonrası marksizm tartışmalarının izini marksizmin güncel meseleleri bağlamında her eğitim döneminde farklı bir zemin üzerinden günümüze kadar sürmeye çalışacaktır.

 

 
19. yüzyıl sonundan başlayarak klasik göç hareketleri, savaş sonrası dönemde emek göçleri, yoksul bölgelerden batıya göç hareketleri ve sonuçları ele alınıyor. Osmanlı devletinin dağılma dönemindeki göç hareketleri, nüfus mübadelesi, yine Türkiye bağlamında köyden kente, Almanya'ya, doğudan batıya göç hareketleri inceleniyor. Göç hareketlerine dair teorik yaklaşımlar, modeller, güncel tartışmalar, mülteci, sığınmacı, göçmen, yerinden edilmiş insan gibi çeşitli kavram ve olgular, yasal çerçeve, kurumlar ve devletlerin yaklaşımları tartışılıyor.
 

 
Siyaset ve ekonomik alana ağırlık verdiğimiz ilk bölümde, konuya ilişkin teorik yaklaşımları tarihsel bağlamı içinde inceliyoruz. İkinci bölümde ise kültür ve sanat alanında kadınların nasıl ele alındığı tartışılıyor. Medya, edebiyat ve sinemada kadınların hangi lenslerle görüldüğünü, hangi dille ve simgelerle gösterildiği de ele alınmaktadır.
 

Amaç, genel anlamda "çevre politikaları"nın ne anlama geldiği ve bu konularda düzenleme ve yönetim açısından uygulanabilecek ne gibi alternatif yöntemler olduğuna dair bir bakış sunmaktır. Çevre konusunda düzenlenen ve yönetilen en önemli konuların ne olduğu açımlanacak, giderek, çevresel sorunları ele alan güncel ana akımlar tartışılacak ve bunlara yerel ve uluslararası düzeyde örnekler sunulacaktır. Çevreye dair temel sorunlar alternatif bir çevre yaklaşımıyla incelenecek; çevre ve sürdürülebilirlik sorunlarının nasıl düzenlenip yönetileceğine dair bu alternatif yaklaşım ile genel siyasi eğilimler arasındaki ilişki incelenecektir.

 
İnsan haklarının iktisadi açıdan ve özellikle kalkınma sorunsalı bağlamında ne anlama geldiğini incelemek dersin ana konusu. Liberal düzlemde insan haklarının tam olarak neye karşılık geldiği eleştirel bir şekilde araştırılıyor. Klasik ve neo-klasik düşünce okullarındaki insan hakları  kavramlaştırmasının zaman içinde nasıl dönüştüğünü, nasıl yeni “norm”lar yarattığını, emek sömürüsünü ve emperyalizmi nasıl meşrulaştırdığını görüyoruz. Neo-liberal küreselleşmenin, kalkınmacı yaklaşımlardan nasıl ve neden ayrıldığı sorgulanmakta, “yeni normların” (çevre ekonomisi, iyi yönetişim, sivil toplum örgütleri, ahlakçılık vs..), “eskisine” oranla (sanayileşme kapsamında kapitalist çevre ülkelerdeki toplumsal ilişkiler) az gelişmiş ülkelerin emekçilerinin çalışma hakları ve koşullarını nasıl etkilediğinden söz edilmektedir.
 

 
Ders, tarımsal üretimde ve kırsal alandaki sınıf ilişkilerinde, kapitalizme geçiş süreci ile başlayan dönüşümü kavramak için gerekli kavram çerçevesini edinmeyi amaçlıyor. Üretim merkezinin kırsal alanda olduğu kapitalizm öncesi toplumdan üretim merkezinin kentlerde olduğu kapitalist topluma geçiş, kırsal alan için travmatik olmuş ve "tarım sorunu" olarak adlandırılan bu meseleyi Marksizm açısından tahlil etmek için temel kavramların ötesinde bir kavramsallaştırma çalışması zorunlu hale gelmiştir. Türkiye için ise, kapitalist üretim ilişkilerinin Avrupa ile girilen karmaşık ilişkiler güdümünde kök salmaya başladığı yıllardan günümüze kadar, kapitalizmin gelişmesi ve tarımsal dönüşüm arasındaki bağıntılar üzerinden ilerleyecek bir tarihsel yolculuğa çıkılıyor. Bu sürecin Türkiye solu ve aydını tarafından nasıl ele alındığı, siyasete ve sanata yansımaları tartışılıyor.

 

 
Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya, Kafkaslardan Balkanlara ABD ve AB emperyalizmi yeniden paylaşım sürecinin bir parçası olarak bu bölgelere yönelik yeni açılımlar geliştirirken, diğer yandan buna karşı ortaya konan direnç zaman zaman bu açılımların işlerliğini olanaksız hale getirebilmektedir. En genel şekli ile emperyalizmin bölgesel dinamiklere yaklaşımını ortaya koymaya çalıştığımız bu derste aynı zamanda emperyalizme karşı direncin maddi temelleri sorgulanmaya çalışılıyor.

 
Dersle ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
 

 
Kent ve mekânın toplumsal üretimi üzerine farklı kuramsal açılımlar tartışıldıktan sonra, seçilmiş 3-4 çalışma, seminerde detaylı bir şekilde incelenecektir. Seminer kapsamında, katılanların kent ve mekân üzerine farklı kuramları öğrenmeleri ve özellikle bu kuramsal yaklaşımların nasıl araştırma projelerine uyarlanabileceğini sorgulamaları hedeflenmektedir. Seminerin ana sorusu “kent ve mekânı nasıl sosyolojik bir araştırmanın konusu yapabiliriz?” olacaktır.

 

 

 
Bu ders Nâzım Hikmet Akademisi sanat bölümü öğrencilerine yöneliktir ve Türkiye'nin sosyal, toplumsal, ekonomik ve politik dönüşümlerini İstanbul'un kent tarihi, sosyal ve sınıfsal yapısının analizi üzerinden tartışmayı amaçlamaktadır. Ders kapsamındaki temel okunacak metinler İstanbul'da ya da İstanbul üzerine yazılmış romanlar olacaktır ve dersin formatı tartışma –seminerdir.  

 
 

 

 

Fizik, kimya, biyoloji gibi alanlardaki önemli tartışma başlıkları, evren ve insanın varoluşuna dair önemli çığırlar açabilme potansiyeline sahip oldukları ölçüde, aynı zamanda önemli birer ideolojik mücadele alanı haline gelirler. Evrim, rölativite, kuantum ve büyük patlama gibi konu başlıkları bu açıdan sadece ilgili alanın bilim insanlarını değil, insanlığın geleceğine kafa yoran tüm aydınları ilgilendirmektedir. Bu ders çerçevesinde doğa bilimlerinde güncel veya tartışmalı konular, konunun uzmanları tarafından, konuların toplumsal yansımaları da bağlama dâhil edilerek ele alınacaktır.

 
Sınıflı toplumlarda, sanat üretimi tek tek sanatçıların gerçekleştirdiği bir iş olarak algılanmış, genel sanat tarihi de sanatçıların tarihi olarak ele alınmıştır.  Sanatçılara atfedilen önem, onların yaratıcı bireyler ve dehalar olmalarıdır, yoksa yaşadıkları dönemi dünya-tarihsel olarak temsil etmeleri değildir. Sanatı tarihsellikten ve sınıfsallıktan soyan bu anlayışın aksine bu derste, sanat eserleri sınıfsal perspektiften toplumsal ve kolektif belleğin ürünleri, direniş momentlerini içinde barındıran belgeler olarak incelenmektedir. Kaynakça Gombrich’in Sanatın Öyküsü’nü, Hadjinicolaou’un Sanat Tarihi ve Sınıf Mücadelesi’ni, Weiss’ın  Direnmenin Estetiği’ni de içermektedir.

 

Medya eleştirisi dersi medya kavramına ilişkin bir girişle başlayacak ve televizyon programları, dizileri ve reklamlarının örneklenerek teknik ve görsel özelliklerine dayalı analizler, seçilen gazete ve dergi örneklerinin ayrıntılı bir biçimde irdelenmesi, film örneklerinin izlenerek sanatsal ve toplumsal anlamda tartışılmasıyla sürecektir.

 

Bu seminer dizisinde her oturum farklı bir alan ve konuda gerçekleştirilmiş bir araştırma veya tez çalışması, konuk öğretim üyelerince sunulmaktadır. Amaç, öğrencilerimizin çeşitli alanlarla, bu alanların özgün teorik ve pratik sorunlarıyla, yöntem tartışmalarıyla tanışmalarıdır. “Seminer dersi” öğrencilerin daha sonraki tez ve alan çalışmaları için donanımlarını arttırmalarını amaçlamaktadır.